Cizre'de 6 yıldır hukuk işlemiyor

img

ŞIRNAK - Cizre'de ilan edilen 9 günlük ilk yasakta yaşamını yitirenlerin dosyalarında arpa boyu yol alınmadı. Avukat Hüseyin Tül, etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi nedeniyle 6 yıldır tek bir şüphelinin tespit edilmediğini söyledi.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde 4-12 Eylül tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında yaşamını yitiren 21 kişinin dosyası ya “Takipsizlik” ya da “Daimi arama” kararıyla sürüncemeye bırakıldı. "Takipsizlik" kararı verilen dosyaların bir kısmı yapılan itirazla Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşınırken 21 dosyadan yalnızca biri hakkındaki soruşturma devam ediyor. 6 yıllık sürede tek bir kişi dahi yargılanmadı. 
 
DOSYALARIN AŞAMALARI
 
Sokağa çıkma yasakları nedeniyle yaşamını yitirenlerden Gatban Bülbül (65), Mehmet Emin Levent (26), Mehmet Sait Naycı (16), Osman Çağlı (18), Özgür Taşkın (18), Şahin Açık (74), Muhammet Tahir Yaramış (35 günlük), Hacı Ata Borçin'in (70)  dosyalarına takipsizlik kararı verildi. Avukatlar, takipsizlik kararı verilen dosyaları AYM'ye taşıdı. 
 
Yine yaşamını yitirenlerden Bünyamin İrci (14), Cemile Çağırga (10), Eşref Erdin (60), Maşallah Edin (35), Mehmet Dökmen (70), Mehmet Erdoğan (75), Meryem Süne (45), Selman Ağar (10), Zeynep Taşkın (18) dosyaları hakkında ise “Daimi arama kararı” verilirken, İbrahim Çiçek, Bahattin Sevinik ve Suphi Sarak dosyalarının akıbeti hakkında ise bilgi edinilemedi. Mehmet Sait Çağdavul için açılanın davanın soruşturması ise devam ediyor. 
 
Yasakta yaşamını yitirenlerin dosyalarına bakan avukatlardan Hüseyin Tül, 6 yıllık hukuki süreci Mezopotamya Ajansı'na (MA) değerlendirdi.  
 
ETKİN SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMÜYOR
 
Tül, geçen süre üzerinden tek bir şüphelinin ifadesine başvurulmadığını ve şüphelilerin tespiti noktasında etkin bir soruşturmanın yürütülmediğine dikkati çekti. Bu saatten sonra da etkin bir soruşturmanın yürütülmeyeceğini belirten Tül, "Gördüğümüz pratik maalesef onu gösteriyor. 21 kişi hayatını kaybetti ve birçok insan da yaralandı. Ancak dosyalarda etkili bir soruşturma yürütülmüyor. Devletin bu tarz durumlarda politik yaklaşması, etkili bir soruşturma yürütülmemesine sebebiyet veriyor" dedi.
 
ÖLENLER 'ÖRGÜT ÜYESİ' İLAN EDİLDİ
 
Takipsizlik kararı verilen soruşturmalarda iddia makamının hayatını kaybeden insanları şüpheli gördüğünü vurgulayan Tül, şöyle devam etti: "Birçok dosyada bu şüphe üzerinden ölen kişilerin aleyhine olan deliller üzerinden kendisinin 'örgüt üyesi' olduğu ve dolayısıyla çatışmada öldürüldüğü iddiasıyla 'takipsizlik' kararları verildi. Bu gerekçe kabul edilemez. Olayın yaşandığı ölümde herhangi bir soruşturma yapmayıp ölen kişinin daha öncesinden bir dosyası olup olmadığı, ya da ölen kişi aleyhinde tanık beyanı olup olmaması üzerinden bir soruşturma yürütüldü. Dolayısıyla olay üzerinden dosyalara bakılmayıp tamamen şahıs üzerinden bakılıp o şekilde takipsizlik kararları verildi. Aleyhe tek bir delil olması ölen şahsın bir 'Örgüt üyesi' olduğu şeklinde hareket edilmiş. Ve sonrasında ölen kişinin güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada öldüğü var sayılıyor. Biz müşteki avukatları olarak bu duruma itirazlarda bulunduk ama ne yazık ki itirazlarımız da reddedildi." 
 
DOSYALAR AYM'DE
 
İtirazların reddinin ardından AYM bireysel başvuruda bulunduklarını ifade eden Tül, "Dosyaların AYM'deki süreci devam ediyor. AYM'ye yapılan bireysel başvurulardan umarım ihlal kararlarıyla birlikte etkili bir soruşturma yürütüleceğinin kararının çıkacağını umuyoruz. 'Etkili bir soruşturma yürütülmemesi' ve 'yaşam hakkı ihlali' üzerinden yaptığımız bireysel başvurularda bir netice alınmazsa dosyaları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıyacağız" diye belirtti. 
 
DOSYALAR RAFA KALDIRILDI
 
Daimi arama kararı verilen dosyalara da değinen Tül, savcılığın aleyhine delil bulamadığı kişiler hakkında dosyaları rafa kaldırmak amacıyla bu kararı verdiğini dile getirdi. Tül, "Emniyetin daimi arama kararı olan dosyalar hakkında yıllık tahkikat yapma yükümlülüğü var. 6 yıldır yapılan tahkikatla ilgili bir şüpheli tespit edilmedi. Tespite dönük bir araştırma yapılmadığından bundan sonrada pek bir şüpheli olacağını düşünmüyoruz" diye konuştu. 
 
SORUŞTURMALAR EKSİK 
 
Soruşturma dosyalarında ciddi eksikliklerin olduğunu sözlerine ekleyen Tül, bu eksikliklerden birinin Cizre'de sokağa çıkma yasağında kullanılan zırhlı araçların kamera görüntüleri, telsiz, HTS kayıtları gibi bilgilerin olmaması olduğunu hatırlattı. Tül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eksikler dolayısıyla şüphelilerin yakalanması, tespit edilmesi noktasında herhangi bir ilerleme kat edilmedi. Savcılığın tutumu ayrı bir sorun ama savcılığın delillerin ortaya çıkarılması noktasında failin emniyet gücü olma ihtimali delilleri karartma ve olduğu gibi  soruşturmaya dahil edilmemesi şüphesini ister istemez doğuruyor." 
 
AYM'DE BEKLETİLMEKTE
 
AYM'deki dosyalarda bugüne kadar karar çıkmaması ve Türkiye'deki karar mekanizmasının geç çalışmasına da değinen Tül, şunları söyledi: "Bu dosyalar yıllardır AYM'de beklemekte ya da bekletilmektedir. Açık ihlallerin olduğu soruşturma dosyalarında bir an önce kararların verilmesi gerekmektedir. Bu gibi dosyalarda delillerin hızlı bir şekilde tespit edilmesi hayati öneme sahiptir. Nitekim zaman ilerledikçe mevcut deliller ortadan kaldırılmaktadır. Karar bir an önce verilip etkili soruşturmanın yürütülmesi bu nedenle çok önemlidir." 
 
CEZASIZLIK POLİTİKASI
 
Tül, devamla şunları dile getirdi: "Sokağa çıkma yasaklarında yaşamını yitiren insanların dosyaları hakkında kayda değer bir ilerlemenin olmaması hukuken kabul edilemez bir durumdur. Şuana kadar etkili bir soruşturma yürütülmemesi tamamen cezasızlık politikasının bir sonucudur. Bunu bize 6 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen herhangi bir şüphelinin dosyalarda yer almaması bile tek başına bu politikanın eserinin olduğunu göstermektedir. Umarım bu politik bakış açısı değişir ve hayatını kaybedenler ile yaralananların faillerinin tespiti bir an önce sağlanır." 
 
MA / Müjdat Can