Hêwler'e alınmayan Barış Heyeti üyesi Yıldırır: KDP ihanet içerisinde

img
ŞIRNAK - Barış Heyeti olarak gittikleri Hêwler Havaalanı'nda sınır dışı edilen Ali Yıldırır, Federe Kürdistan Bölgesi yönetiminde olan KDP’nin "Kürt halkına karşı ihanet içerisinde” olduğunu ifade etti.
 
Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’nde yer alan Metîna, Avaşîn ve Zap alanlarına yönelik 23 Nisan’da başlattığı askeri operasyonu engellemek için geçtiğimiz Hewler’e giden aralarında yabancı parlamenterlerin de olduğu Barış Heyeti, havaalanında durdurulmuş ve KDP’li yetkililer tarafından sınır dışı edilmişti. Türkiye’nin operasyonuna destek verdiği için tepki toplayan KDP’nin bu yaklaşımı üzerine dünyanın farklı ülkelerinden parlamenter, senatör, belediye başkanları ve barış aktivistleri Hewler’e ulaşmış ve ‘Kürdistan’ı Savun İnisiyatifi’ni kurduklarını deklare etmişti. 
 
150 ismin yer aldığı inisiyatifte yer alan ve gittiği Hêwler’de sınır dışı edilen Kürt siyasetçi Ali Yıldırır, sınır dışı edilmeleri sırasında yaşadıklarını anlatarak, Türkiye’nin operasyonunu ve KDP’nin rolünü değerlendirdi.
 
KÜRT BİRLİĞİ OLMAZSA OLMAZ
 
KDP’nin izlediği politikanın yanlışlığını yetkililerle görüşmek için Federe Kürdistan Bölgesi’ne gittiklerini dile getiren Yıldırır, Hêwler Havaalanı'na iner inmez Asayiş güçleri tarafından engellendiklerini söyledi. Bu yaklaşımın yanlış olduğunu, Kürtlerin birliğine hizmet etmediğini havaalanında da dile getirdiklerini söyleyen Yıldırır, fakat engellenmeye devam edilmeleri üzerine açlık grevine girdiklerini ifade etti. Yıldırır, KDP’nin Türkiye ile olan işbirliği ve ortaklığının ortaya çıkması, bu hali örtecek mantıklı ve ikna edici argümanı bulunmaması nedeniyle heyetlerini engellendiğini belirtti.
 
Yıldırır, “Güney Kürdistan köylerinin boşaltılması,  doğasının yakılması,  insanların öldürülmesini nasıl açıklayacak. Açıklayamayacağı için de heyetlerle görüşme yolunu kapatıyor. Tabi Türkiye burada görüşmelerde bulunamamamızda birinci derecede rol oynuyor” diye belirtti. Kürtler arasında herhangi bir çatışma olmaması için bugüne dek çaba ve arayış içerisinde olduklarını vurgulayan Yıldırır, “Kürtlerin birliğini Kürtler için olmazsa olmaz görüyoruz” dedi. 
 
KDP'YE SERT SÖZLER 
 
Yıldırır, “Kürtler ancak birlik olduğu zaman özgürlüklerini kazanabilirler. KDP’nin Türkiye ile olan ilişkisi Kürt Özgürlük Hareketini tasfiye, Kürtlerin birliğini engelleme ve işgalci Türk devletinin Güney Kürdistan topraklarını işgal ederek, adeta kendine üst haline getirmek istemesi hiçbir Kürdün kabul etmeyeceği bir durumdur. KDP’nin tutumu açık söylemek gerekirse ihaneti ifade eden bir tutum. Barzani ailesinin kendi çıkarlarını Kürdistan’ın çıkarları üzerinde görerek hareket etmesi kabul edilir gibi değil. KDP-TC işbirliği PKK’yi, Kürt Özgürlük Hareketini tasfiye amaçlıdır. Çünkü Kürt Özgürlük Hareketini kendilerine tek engel görüyorlar” diye konuştu.
 
Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt aydınlarının uzun bir süredir Ulusal Kongre için Federe Bölge’deki partilerle görüşmeler yaptığını hatırlatan Yıldırır, ancak KDP’nin her seferinde engel çıkardığını ve ulusal birliğe karşı durduğunun altını çizdi. Yıldırır, KDP’nin sergilediği bu yaklaşım nedenlerini ise şöyle açıkladı: “Çünkü KDP’nin tüm Kürdistan parçalarının çıkarlarını gözetleme gibi bir durumu yok. Onlar sadece Güney’deki petrolü sağlayarak ve Güney Kürdistan halkını aç bırakarak sermayelerini ve paralarını Türkiye’ye taşımakta. Bu sebeple Türkiye’nin kontrolü dışına çıkmak istemiyorlar. Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt aydınlarının KDP’nin bütün çağrılara kulak tıkamasına rağmen ulusal birlik ve ulusal kongre için çalışmaları her zaman olacaktır. Eğer KDP ulusal birliğe gelmezse ve TC ile ortak hareket ederse Kürtler, KDP dışında da ulusal birliği ve ulusal kongreyi gerçekleştirmek zorundadır. KDP yönünü sömürgeci Türk Devleti’ne çevirmiş ve  Kürt toplumsallığını görmek istemiyor. Kendi halkının, Kürt halkının ve Başure Kürdistan’da yaşayan diğer halkın gücüne inanmıyor ve onların iradesini esas alma yerine sömürgecilerin verdiği direktifler doğrultusunda hareket ediyor. Buna karşı geliştirilecek tutum ve davranış da bellidir. 30 yıla aşkın süredir Kürt Özgürlük Hareketi’nin ve Kürt Halk Önderi’nin ortaya koyduğu tavır doğrultusunda durum geliştirmek zorundayız. Çünkü Kürt birliği oluşturmak ve savaşı önlemek yegane görevimiz olmak zorundadır.” 
 
'TÜRKİYE'NİN OYUNUNA GELİNMEMELİ'
 
Kürtler arası olası bir çatışma veya gerginliğin Kürt halkının düşmanlarına yarayacağı uyarısında bulunan Yıldırır, Kürt aydınları olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmek için sonuna kadar diyalogu esas alacaklarını kaydetti. KDP ile bölgenin diğer partileri, kurumları ve halka yönelik çağrılarının da diyalog ve çözüm arayışındaki heyetlerinin doğru anlaşılması ve Türkiye’nin oyununa gelinmemesi olduğunu vurgulayan Yıldırır, “Amacımız Kürtler arası çatışmaya ve gerginliğe kesinlikle izin vermemek, diyalog ve çözümde ısrarcı olmaktır. Heyet olarak sürecin olumlu yönde gelişeceğine inanarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
 
MA / Müjdat Can