Poyraz ailesinin köyünde de zaman geçti, baskı hiç bitmedi

img
MARDİN - Deniz Poyraz'ın ailesiyle birlikte terk etmek zorunda kaldıkları Ömerli'nin Xirbêmirîşkê köyü de baskılardan nasibini aldı. Boşaltılan köyde evler ve bahçeler zamanla harabeye döndü geri dönüşler olsa da köyde baskı hiç bitmedi.   
 
Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) gerçekleştirilen saldırıda katledilen Deniz Poyraz, 1983 yılında Mardin'in Ömerli ilçesine bağlı Tavuklu (Xirbêmirîşkê) köyünde dünyaya geldi. 1980 askeri darbesi ardından başlayan baskılar 1990'lı yıllarda katmerleşti. Bu süreçte yapılan baskınlarda gözaltına alınan köylülerin arazilerini ekmesine dahi izin verilmedi. 1990 yılından itibaren koruculuk dayatmaları daha da yoğunlaşan köyde yurttaşlar karar aşamasına geldi. Koruculuk dayatmasını kabul etmeyen birçok aile başka kentlere göç etti. Poyraz ailesi de bu süreçte İzmir'e göç etti. Zorla boşaltılan köy, Ömerli ilçe merkezine en yakın köy olmasına rağmen ateşe verilerek, evler talan edildi. 80'i aşkın hanenin olduğu köye 2001-2002 yıllarında 16 aile geri dönüş yaptı. Harabe haline dönen ev ve bahçeleriyle karşılaşan köylüler, el birliğiyle evlerini yeniden inşa etti. Ancak diğer evler ise inşa edilemediği için harabe halini koruyor. 
 
DÖNÜŞ VAR DEĞİŞİM YOK
 
Geri dönenler arasından Deniz Poyraz'ın dedesi ve amcası da bulunuyor. Son yıllarda 90’lı yıllardaki gibi askeri-güvenlikçi pratiklerinin devam ettiği bölgede, Xirbêmirîşkê köyü de nasibine düşeni yaşar. 2012 yılında Ömerli ilçesinin kırsal bölgelerine ilişkin başlatılan soruşturmalarda Xirbêmirîşkê köyünden isimlerin de aralarında olduğu 80 kişi hakkında dava açılır. 2019 Eylül’ünde bölgedeki köylerde yaşayan 15 kişi Ömerli İlçe Jandarma Komutanlığı bahçesine toplanır. 1990'lı yıların köy meydanına toplama uygulamasını hatırlatan bu gözaltı sürecinde köylüler darp edilir. O günü anlatan köylüler, “90’lı yılların fotoğrafı gözümüzün önüne geldi” dedi. 
 
İRADELERİ DE GASP EDİLİR
 
Köylüler, seçimler oy kullanarak muhtarlarını seçse de 6 ay ardından yerine kayyım atandı. 4 Haziran 2021’de yapılan seçimlerde muhtar adayı olması için yoğun baskı yapılınca köyde başka bir isim muhtar olarak seçildi. Baskılardan dolayı yeniden şehre geri dönen köylülerden sadece 3 aile sabit kaldı. Yaşananları anlatan köyülüler, güvenlik gerekçesiyle kamera önüne dahi çıkmadı. 
 
BİTMEZ BİR ZULÜM
 
Xirbêmirîşkê ile birlikte boşaltılan köylerden biri olan hemen karşısındaki Sivritepe (Xirbêbelik) köyü sakinlerinden Metin Kaya şu an HDP'de Ömerli İlçe Eşbaşkanlığı yapıyor.
 
Kaya, ilçede 30 köyün boşaltıldığını söyledi. 12 Eylül’den sonra koruculuk dayatması ile köylerin boşaltıldığını ifade eden Kaya, köylülerin işkencelere maruz kaldığını söyledi. Tavuklu köyünün boşaltılmadan önce de işkencelere maruz bırakıldığını dile getiren Kaya, “Deniz arkadaşımız da bu yüzden İzmir’de bulunuyordu. Eğer kendi topraklarında rahat bir yaşam sürdürebiliyor olsaydı, evet mücadelemiz her zaman var olacaktı ama belki bu olay yaşanmayacaktı” dedi. 
 
Köylülerin 40 yıl önce yaşadıklarının şu an farklı versiyonları ile devam ettiğini belirten Kaya, “12 Eylül ile bugünkü süreç arasında bir fark yok. İktidarlar değişmiş olabilir ama Kürt halkına yönelik senaryolar, baskılar aynı devam ediyor.” ifadelerini kullandı. 
 
MA / Ahmet Kanbal